Kripto Para Kavramı ve Türk Vergi Sistemindeki Yeri

Her hangi bir resmi otorite veya tüzel kişiliğe bağlı olmadan üretilen kripto paralar bugün basılı paraların fonksiyonlarını ihtiva edecek şekilde kabul görmektedir. Yaygın şekilde kabul görmüş olmalarına rağmen, kripto paraların hangi varlık türünde olduğu ve nasıl vergilendirilmesi gerektiği hususlarında net bir sonucuna varılamamıştır. Kripto paralardan elde edilen kazançların vergi kanunları bakımından doğru yorumlanması için söz konusu dijital mevcutların teknolojik alt yapısının nasıl işlediğinin anlaşılması ilk hareket noktası olmalıdır.

1-GİRİŞ

Kripto para, herhangi bir ülkenin egemenlik gücünü temsil etmeyen, basımı/üretimi merkez bankalarınca yapılmayan kriptoloji tabanlı dijital mevcutlardır. Kripto paralar elektronik para kuruluşlarınca kullandırılanlar gibi ön ödemeli bir sisteme sahip değil bilakis kullanım şekli bakımından paranın kendisidir. Esasında söz konusu kripto paraların Ethereum, Litecoin, Ripple gibi türevleri mevcut olsa da en çok bilineni Bitcoin’dir. Kodlama alt yapıları farklı olabilmekle beraber tüm kripto paralar “peer-to-peer” denilen kullanıcıdan kullanıcıya veri aktarımı modellemesinin ürünüdür. Günümüzde en çok bilinen ve kullanılan olması sebebiyle işleyiş prensibi bakımından Bitcoin ele alınacaktır.

2-KRİPTO PARA KAVRAMI VE RAKAMLAR

2.1-Bitcoin Nedir?

Bitcoin, 2009 yılında gerçek adı ve kim ya da kimler olduğu bilinmeyen bir kaynaktan üretilmiştir. Bitcoin üretme işine de madencilik (miner) adı verilmiştir. Madencilik söylemi “veri madenciliği”nden gelmektedir. Veri madenciliği internet üzerindeki dijital platformlara yüklü olan verilerin içinden belirli amaçlarda kullanılmak üzere anlamlı verileri elde etmek şeklinde tanımlanabilir.  Bitcoin madenciliği de blok zinciri kullanan uygulamalar ile ağ üzerinde kod blokları ortaya çıkarmak ve bu blokların içindeki sayısal problemleri çözerek ödül kazanmaktır. Burada bahsi geçen ödül bitcoindir.

Her bitcoin kullanıcısı bir bitcoin cüzdan numarasına sahiptir ve bu numaralar hedef adres gibi kullanılarak, mevcutların başka kişilere transfer edilmesi sağlanır. Üstelik söz konusu mevcutlar haftanın her günü ve her saati hiçbir finans kurumuna ihtiyaç duymadan bir başka kişiye aktarılabilmektedir. Transferler kod bloklarının oluşturduğu zincir (blockchain) üzerinde yapılır. Ancak transferin gerçekleşmesi, blok zincirini bilgisayarlarında muhafaza eden madenciler tarafından onaylanmasına bağlıdır. Zaten sistemin alt yapısını ve güvenilirliğini de zincire dahil olan tüm bilgisayarlarda doğrulama yapılması sağlar. Yapılan tüm işlemler cüzdan numarası bazında takip edilebilir ve işlemlerin geriye alınması mümkün değildir.

Bitcoin BTC olarak ifade edilir ve sekiz basamağa kadar bölünebilir. Örneğin 1,00000000 BTC veya 0,00000001 BTC olarak işlem yapılabilir. Tedavüle çıkabilecek maksimum Bitcoin sayısı ise kurucu/kurular tarafından 21 milyon ile sınırlandırılmıştır. Sistem kendini her 14 günde bir sayısal 

problem üretme konusunda günceller ve bu güncelleştirme çözümü zorlaştırma şeklindedir. Dolayısıyla her güncelleme ile birlikte bitcoin üretimi daha da zorlaşır.

2.2-Bitcoin İşlem Hacmine İlişkin Veriler

Bitcoin’in 11/01/2018 tarihi itibariyle dünyanın çeşitli ülkelerindeki borsalardaki günlük işlem hacmi 3.447.334.193 USD’dir. Söz konusu hacmin Türkiye’de bilinen dört adet kripto para borsasındaki günlük işlem hacmi ise belirtilen tarih itibariyle 31.111.003 USD’ye ulaşmıştır. Türkiye’de ki kripto para borsalarındaki toplam hacim dünya verileri ile karşılaştırıldığında, Türkiye’de yapılan kayıtlı işlemlerin payı %0,009’dur. Ancak Bloomberg International’ın yayınladığı ve Localbitcoin portalını kaynak gösterdiği araştırmada, Türkiye yıllık işlem hacmi artışında dünya 6’ncısıdır. Dolayısıyla Bitcoin’e ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerden yoğun bir ilgi olduğu görülmektedir.

kripto para vergi

3-BITCOIN İLE KAZANÇ ELDE ETME YOLLARI

Bitcoin kazanmanın madencilik, alım-satım, faiz geliri, vadeli kontrat işlemleri ve bağış gibi yolları olsa da çalışmada en çok popüler olan iki yöntem olan madencilik ve alım-satım kazançları ele alınacaktır. Kazancın nasıl elde edildiğinin iyi özümsenmesi, doğru ve adaletli bir vergi uygulaması için de zaruridir.

3.1-Madencilik (Mining)

Çalışmanın ikinci bölümünde, Bitcoin’in ne olduğu tanımlanırken dolaylı olarak da bitcoin madenciliği de anlatılmaya çalışılmıştı. Bitcoin madenciliği ilk başlarda standart bilgisayarların işlemcileri (CPU) ile yapılmaktaydı ancak blok zinciri oluşturmak için problem çözümü her seferinde daha da zorlaştığından daha verimli işlem ünitelerine ihtiyaç duyuldu. Böylece CPU kullanımını, bilgisayar ekran kartlarına (GPU) en son olarak da ASIC’lere (Application Specific İntegrated Circuit) yani uygulamaya özel tümleşik devrelere bırakmıştır.

Bitcoin madenciliği esasında en başından beri hem yazılım hem donanım bilgisi gerektirse de üretimin giderek zorlaşması ve ASIC’lerin kullanımı artık ihtisas derecesinde bir bilgi birikimini gerektirir hale gelmiştir. Özellikle ASIC’ler çok spesifik ürünler olduğundan bunların bilgisayara tanıtılması ve kullanılması genel kullanıcı düzeyine indirgenecek boyutta değildir. Dolayısıyla bitcoin madenciliği toprak yığınlarının işlenerek maden cevheri elde edilmesi gibi sanal ortamdaki veri yığınından kıymet elde edilmesi faaliyetidir. Söz konusu sanal kıymetin nerede ve nasıl aranacağı konusunda ise belirli bir bilgi birikimini gerektirmektedir.

kripto para vergi

3.2-Alım-Satım Kazancı

Bitcoin sahibi olmak için mutlaka madencilik yapılmasına gerek yoktur. Kripto para borsalarında hesap açıp satın alınabileceği gibi başka birisinden blockchain ile transfer alarak veya offline cüzdanların el değiştirmesi şeklinde alınabilmektedir. Böylece bitcoin bir değer saklama aracı olarak kullanılır ve istenildiği durumda elden çıkarılabilir.

Bitcoin sahipleri bu varlıkları için iki adet şifre anahtarına sahiptir. Bunlar Anonim Anahtar (Public Key) ve Özel Anahtar (Private Key)’dır. Anonim anahtar sisteme dahil olan herkes tarafından bilinen kimliktir. Ancak bu kimliğin altındaki esas kimliği ifade eden özel anahtardır.

Türkiye’de kayıtlı borsalarda alım-satım yapanların kim oldukları bellidir, çünkü bu kişiler hesap açarken kimlik bilgileri ile başvuru yapmaktadır. Ancak kripto para borsaları dışında işlem yapanların özel anahtar numaralarının kime ait olduğu bilinemediğinden, blockchain üzerinden kimliklerinin de tespit edilmesi mümkün değildir.

4-KRİPTO PARALARDA VERGİLENDİRME MEVZUU

4.1-ABD Gelir İdaresi Kurumunun Konuya Yaklaşımı

Kripto paralar içinde hala en önde gelen Bitcoin’lerin çoğunluğunun ABD mukimi kişilerde olduğu sanıldığından, bu ülkenin sanal paraları (virtual currency) vergilendirme konusuna yaklaşımı da önemlidir. ABD Gelir İdaresi Kurumu (IRS-Internal Revenue Service) 2014-21 sayısı ile yayımladığı duyurusunda (Notice 2014-21) soru-cevap şeklinde sanal paraların vergilendirmesi konusunda açıklamalar yapmıştır.

IRS, sanal paranın ödeme ve yatırım aracı statüsünde olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte sanal paraların, basılı paralarda olduğu gibi, değişim aracı, değer saklama aracı ve değer ölçüsü

fonksiyonlarını da ihtiva ettiğini kabul etmiştir. Bununla birlikte Bitcoin’i “konvertibl” yani basılı paralarda karşılığı olan bir sanal para olarak tanımlamıştır.

Sanal paralar ile ilgili “çok sorulan sorular” şeklinde hazırlanan bölümdeki soru-cevaplardan bazıları şöyledir;

Soru-Cevap 2: Sanal paralara, ABD vergi kanunları nezdinde, döviz işlemlerindeki kazanç veya kayıplarda ki gibi işlem yapılamayacaktır. Burada dolaylı olarak sanal paraların “döviz” olmadığı da belirtilmiştir.

Soru-Cevap 3: “Vergi mükellefleri sanal para karşılığında mal teslimi veya hizmet ifası gerçekleştirmesi halinde safi gelirlerini hesaplarken sanal paranın rayiç değerini almalı mıdır” sorusu, “Evet, sanal parayı aldığı tarihteki dolar karşılığı üzerinden hesaplama yapılmalıdır” şeklinde cevaplanmıştır.

Soru-Cevap 5’te ise kripto parayı değerlemede “tarih olarak paranın veya faturanın alındığı tarih dikkate alınmalıdır” denilmiştir.

Soru-Cevap 8: “Madencilik yoluyla sanal para elde edenler, bu paraları safi gelirlerine ekleyecek mi” sorusu, “Sanal para kazanıldığı tarihte o günkü rayiç bedel ile safi gelire eklenebilir” şeklinde cevaplanmıştır.

Soru-Cevap 9’da madencilik faaliyetini serbest meslek kazancı olarak tanımlamıştır ancak Cevap 10’da serbest meslek dâhilinde olanların bağımsız olarak bu işi yapanlar olduğunu ilave etmiştir.

Soru-Cevap 12’de ise IRS’ye bildirim sınırı için ödeme alınması veya alım-satımda 600 dolar ve üzeri karşılığı sanal para olması gerektiği belirtilmiştir.

Soru-Cevap 14’te stopaj yapılan ödemeler eğer sanal para ile yapılırsa aynı oranda stopaj yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Bildiri genel çıkarımlar olarak ele alındığında, sanal para için önerilen vergisel uygulamalarda mevcut vergi yasalarına atıfta bulunulmuştur. Ancak her ne kadar paranın fonksiyonlarına sahip olduğu kabul edilmiş olsa da kavram olarak döviz statüsünde kabul edilmemiştir.

kripto para vergi

4.2-Türk Vergi Sistemi Açısından Değerlendirme

4.2.1-Kripto Paraların Hangi Tanım Altında Vergilendirilmesi Gerektiği

Kripto paraların Türk Vergi Sistemi’ndeki hangi kanunlar kapsamında hangi kazanç türünde vergilendirilip hangi kanunlardan istisna olacağının tespiti için öncelikle temelde ne ifade ettiğinin belirlenmesi gerektiği tabiidir. Gündemde Bitcoin’in de dahil olduğu kripto paralar için üç adet varlık sınıfı ele alınmaktadır, bunlar; para, menkul kıymet ve emtiadır.

4.2.1.1-Para Olarak

İktisat doktrininde paranın üç adet fonksiyonu olduğu kabul edilmiştir, bunlar;

  • Değişim aracı olması,
  • Değer ölçüsü olması,
  • Birikim aracı olmasıdır.

Bitcoin’e bakıldığında, yaygın olmasa da alış-verişlerde kullanılabilmesi, bir mal veya ürünün değerini ifade edebilmesi ve yaygın olarak birikim aracı olarak kullanılması itibariyle, paranın sayılan fonksiyonlarına sahip olduğu görülmektedir. Ancak sadece paranın fonksiyonlarına sahip olması onu

kanunlar nezdinde para olarak tanımlamaya yetmeyebilir. Zira geçmişten bugüne para kavramı egemenliğin sembolü olarak kullanılmıştır. Şu an dünya üzerinde kullanılan basılı paralar sadece karşılığı olan altın rezervini değil aynı zamanda bir ulusun tüzel kişiliğini temsil etmektedir. Dolayısıyla Bitcoin’in de dahil olduğu kripto paraların kanunlar nezdinde para sayılması için, basılı paraların tüm fonksiyonlarını taşıyor olması yeterli değildir.

Konuyla ilgili olarak BDDK’nın 25 Kasım 2013’te yapmış olduğu basın açıklamasında ise; Bitcoin’in, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında olmadığını ve elektronik para olarak değerlendirilmediği için gözetim ve denetiminin mümkün olmadığını belirtilmiştir.

4.2.1.2-Menkul Kıymet Olarak

6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre menkul kıymet;

Para, çek, poliçe ve bono hariç olmak üzere;

1)Paylar, pay benzeri diğer kıymetler ile söz konusu paylara ilişkin depo sertifikalarını,

2)Borçlanma araçları veya menkul kıymetleştirilmiş varlık ve gelirlere dayalı borçlanma araçları ile söz konusu kıymetlere ilişkin depo sertifikalarını, ifade etmektedir. Tüm bu sermaye piyasası araçlarının ortak özelliğine bakıldığında ise menkul kıymetlerin ilgili kanunların çizdiği çerçeve kapsamında belirli kişilerce ihraç edilmek suretiyle piyasaya sürülmesi söz konusudur. Bitcoin’in nasıl elde edildiği göz önüne alındığından yasal otorite tarafından kontrol altında olmayan bir piyasaya çıkarmanın söz konusu olduğu açıktır. Dolayısıyla menkul kıymet kavramının Bitcoin ve tüm kripto paralara uzak bir kavram olduğu kanaatindeyiz.

4.2.1.3-Emtia Olarak

Emtia (Commodity)‘nın dilimizdeki diğer kullanımı “mal”dır. İktisat alanında emtia, henüz nihai hali verilmemiş alım-satıma konu olabilen şeyleri ifade etmektedir; altın, platin, buğday, mısır, süt gibi… Verilen örneklerden de anlaşılabileceği gibi emtialar neredeyse kaynağından doğduğu haliyle bir kıymet ifade ederler. Hali hazırda tüm dünyada resmi ve tezgah üstü emtia borsaları mevcuttur. Aynı şekilde Bitcoin’de kod bloklarının içinde bulunur ve sayısal problemin çözülmesiyle beraber açığa çıkar yani üretilmiş olur. İşte bu özelliği nedeniyle emtialar ile büyük benzerlik taşımaktadır. Dolayısıyla Bitcoin’i de kapsamak üzere kripto paraların emtia olarak tanımlanmasının, kavramsal olarak en doğru seçenek olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda vergilendirmeye ilişkin açıklamalar, Bitcoin’in emtia olduğu kabulü ile devam edilecektir.

4.2.2-Gelir Vergisi Açısından Değerlendirme

Gelir Vergisi Kanunu bakımından açıklamalar yapılırken, hali hazırda en yaygın kazanç yolları olan kripto para madenciliği ve alım-satım faaliyeti ele alınacaktır.

4.2.2.1-Kripto Para Madencilik Kazancı

3.1.no.lu başlık altında madencilik faaliyetinin nasıl yapıldığı konusunda bilgiler vermeye çalışılmıştır. Söz konusu bilgiler ışığında faaliyetin GVK’nın 65. Maddesinde belirtildiği gibi sermaye’den ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayandığı görülmektedir. Bununla beraber evinde bilgisayarı başında kripto para madenciliği üzerinde çalışan bir kimsenin, ticari kazancı ifade edecek organizasyon bütününde hareket etmediği de açıktır. Yine madencilik yapan kişiler bu işi herhangi bir işyerine ihtiyaç uymadan (freelance) yürütürler, bir başka söylemle

esasında home office çalışmaktadırlar. Aynı Kanun’un 68. Maddesi’ndeki serbest meslek kazancından indirilebilecek giderlere de bakıldığında, serbest meslek kazanç türünün home office çalışma şekline en yakın olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle ferdi olarak kripto para madenciliği yapanların kazanç türünün “serbest meslek kazancı” kapsamında ele alınması uygun olacaktır.

4.2.2.2-Kripto Para Alım-Satım Kazancı

Kripto para madenciliği ile uğraşmayıp direkt olarak alış-satış yapanlara bakıldığında, söz konusu alım-satımın iki şekilde yapıldığı görülmektedir. Bunlardan biri kripto para borsalarında yapılan işlemler diğeri ise kripto para ve nakit paranın aracı kullanmadan direkt olarak el değiştirilmesi şeklindedir. Çalışmanın 3.2.no.lu bölümünde belirtildiği üzere herhangi bir borsaya kayıt olunmamışsa, kripto para sahiplerinin kimlikleri özel anahtarları (public key) sayesinde kimse tarafından bilinemediğinden, bu kişilerin alım-satım işlemlerinin tespit edilmesinin şimdilik mümkün olmadığı düşünülmektedir.

Kripto para borsalarında işlem yapanlar ise bu borsalara kimlik bilgilerini beyan ettiklerinden, bu kişilerin alım-satım kazançlarının tespit edilmesi mümkündür. Ancak burada da bilgi temini yapılabilmesi, kripto para borsasının Türkiye mukimi bir şirket tarafından kurulmuş olmasına bağlıdır. Aksi takdirde Maliye İdaresi’ne bilgi vermeye ilişkin VUK’un 148. Maddesi’nin, bilgi vermesi istenilen kripto para borsası açısından bir bağlayıcılığı olmayacaktır.

Kripto paralardan borsalar içinde alım-satım kazancı elde edildiği durumlarda, konunun emtia borsası gibi ele alınması ve GVK Geçici 67/1-a. Maddesindeki gibi kazançların borsa aracı kuruluşları tarafından tevkifat yapılarak hak sahibine ödenmesi, vergilendirme açısından en etkin çözüm olarak görülmektedir. Ancak kripto para borsa aracı kuruluşları tarafından yapılacak tevkifatın yasal dayanağı olması açısından, “kripto para” teriminin anılan madde kapsamına alınması gerekmektedir. Böylece kripto para alım-satımı yapan kişileri vergilendirmek için, söz konusu kazançlarının sürekli bir ticari faaliyetten mi yoksa arızi kazanç kapsamında mı olduğu ayrımını yapmaya da gerek kalmayacaktır.

4.2.3-Katma Değer Vergisi Açısından Değerlendirme

KDV Kanunu’nun 1. Maddesi’nde Türkiye’de gerçekleşen ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olduğu belirtilmiştir. Dolaysıyla kripto paraların ister ticari ister serbest meslek kapsamındaki iştigal sonucu teslimi KDV’ye tabidir. Bu noktada anılan Kanun’un 17/4-g. Maddesinde para teslimlerinin KDV’den istisna olduğu hükmü yanlış yorumlanmamalıdır. Zira kripto paralar yasalarımız nezdinde henüz vergi kanunlarının atıfta bulunduğu “para” kapsamında değerlendirilmemektedir.

Kripto paraların emtia olarak dikkate alınması halinde, emtia teslimlerindeki gibi her seferinde KDV hesaplanması gerektiği tabiidir. Ancak borsalar üzerinden kripto para alım-satım kazancı elde edenler için bu şekildeki bir vergilendirmenin uygulanması güç ve alım-satım yapanlar açısından külfetli olacaktır. Alım-satım yapanlar açısından bu şekilde ki bir vergi külfeti, kişilerin vergi alınmayan yurt dışı kripto para borsalara yönelmesine neden olacaktır. Bunun yerine KDV 17/4-g. Maddesi’nde olduğu gibi kripto paraların tesliminin vergiden istisna edilmesinin daha isabetli olduğu düşünülmektedir. Ancak bu istisnanın sadece Türkiye’de kain şirketlerce kurulmuş kripto para borsalarında işlem yapılması halinde geçerli olacağının yasa hükmüne eklenmesi, işlemlerin kayıt altına alınması yolunda bir teşvik sistemi oluşturabilecektir.

Çalışmanın ilk bölümlerinde açıklanmaya çalışıldığı üzere kripto para madenciliği kazanç elde etme saiki ile yürütülen bir iştigaldir. Kripto paraların madenciler tarafından emtia olarak teslim edilmesinde ise hali hazırda emtia teslimlerinde uygulanan KDV yükümlülükleri geçerli olmalıdır.

4.2.4-Kripto Paraların Vergilendirilmesinde Karşılaşılabilecek Zorluklar

Bitcoin de dahil olmak üzere tüm kripto paraların vergilendirilmesinde yaşanabilecek zorluklar aşağıdaki gibi sıralanabilecektir;

  • Hesap cüzdanlarına erişmek ve transfer yapmak için kullanılan özel anahtarların her hangi bir borsada kayıtlı olmaması halinde, bunlar üzerinden kimlik tespiti yapılamaması,
  • Kripto para madenciliği yapanların ürettikleri kripto paraları, bir borsada değerlendirmediği sürece, üretim yaptığının ve ne miktarda olduğunun tespitindeki güçlükler,
  • Hesap cüzdanlarının kayıt dışı olarak el değiştirmesinin mümkün olması,
  • Zamanla yeni kripto paraların piyasaya çıkması ve bunların kontrolünün resmi bir merciin elinde olmaması.
5-SONUÇ

Kripto paraların ortaya çıkışı ve bunlardan kazanç elde etme yollarına her geçen gün yenilerinin eklenmesi; resmi ve tüzel otoritelerin aradan çıkarılarak doğrudan bireyden bireye dijital veri aktarımıyla başlayan sürecin ekonomik işlemlerde vücut bulması halidir. Gidişat bu yönde iken ekonomik işlemleri otoritelerden bağımsız olarak yapmak yönündeki talep, ilerleyen dönemlerde de yeni kazanç enstrümanlarını da ortaya çıkaracaktır. Söz konusu dijital enstrümanlar kullanıcılar arasında fiziksel enstrümanlara göre kat kat hızlı yayıldıklarından bunların her birinin takip edilmesi ve yasal mevzuata eklenmesi vergi tarhiyatı bakımından efektif bir yaklaşım olmayacaktır. Dolayısıyla gelecekte ortaya çıkabilecek dijital enstrüman ve kazanç yöntemlerini de kapsayacak şekilde yasal düzenlemeler yapılması vergi mevzuatının nispeten güncel kalmasını sağlayacaktır.

 

Anahtar Kelimeler: bitcoin vergi , kripto para vergi , dijital ekonomi vergi , e-ticaret vergi

  KAYNAK

Fotoğraflar: cointelegraph.com, bitemycoin.com, themerkle.com

(Visited 180 times, 1 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir