Freelancer İnternet Gelirlerinde Vergilendirme

 

Bilal Levent ERTAŞ

1. GİRİŞ
Teknolojinin daha uygun fiyatlarla satın alınabilmesi internetin hayatımızda yer aldığı payını her geçen gün biraz daha arttırmasını sağlamıştır. TÜİK verilerine göre 2015 yıl sonu itibariyle Türkiye’de her on evden yedisinde internet kullanılır hale gelinmiştir. İnternetin kolay ve hızlı veri alış-verişi sağlayan özelliği, onun birçok alanda olduğu gibi kazanç elde etme konusunda da önemli bir araç haline getirmiştir.

Anahtar Kelimeler: freelance vergi , e-ticaret vergi , home ofis vergi , dijital ekonomi

Günümüzde internet üzerinden çeşitli şekillerde elde edilen kazançlar genel olarak “elektronik ticaret” olarak adlandırılmaktadır. İnternetin fiziki değil sanal ağlardan oluşan bir platform olması, ona erişim sağlanabilen herhangi bir yerden çalışılarak gelir elde edilebilmesini sağlamaktadır. Fiziki bir ortama bağlı kalmadan çalışabilmek ise e-ticaret literatüründe “freelancer” kavramını ön plana çıkarmıştır. Bu alanda freelancer, herhangi birine bağlı olmadan kendi sermayesi ile ticaret yapan veya mesleki bilgisi ile ürün teslimi-hizmet ifasında bulunan kişilerdir. Bu kişiler genellikle evlerinden veya internete erişebildikleri herhangi bir yerden faaliyetlerini sürdürebilmektedirler. Ancak freelancerlar her ne kadar bilinen anlamda bir işyeri açmasalar dahi kazanç elde etmeleri nedeni ile vergilendirmenin kapsamına girmektedir. Faaliyetin türüne göre kazanç türü de değişeceğinden söz konusu durum vergisel yükümlülükler bakımından farklılıklara neden olmaktadır. 

2. KAZANÇ TÜRÜ
2.1. Ticari Kazanç Elde Edilmesi

Freelancerlar günümüzde yaygın olarak yurt dışından yine internet yolu ile satın almış oldukları teknoloji gereçleri, hediyelik eşya gibi ürünleri internet üzerinden satmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. Maddesi özetle, sermaye ağırlıklı olarak bir organizasyon dahilinde elde edilen kazançları ticari kazanç olarak kabul etmiştir. Örnek verilen faaliyet şekli sermaye ağırlıklı olması nedeni ile bir ticari faaliyet kabul edilmektedir. Bu şekilde gelir elde edenlerin ticari faaliyet yürüttüğünü beyan ederek ikametin kayıtlı olduğu alandaki vergi dairesi müdürlüğünde gerçek kişi olarak gelir vergisi mükellefiyeti tesis etmesi gerekir. Aynı zamanda faaliyetin süreklilik arz etmesi nedeni ile KDV mükellefiyetliği tesis edilmesi ve yapılan teslimler için Vergi Usul Kanunu gereği satış faturası düzenlenmesi gerekmektedir. Elde edilmiş olan ticari kazancın belirlenmesinde ise Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ve 41. Maddeleri dikkate alınmalıdır. Ayrıca bu kişilerin mükellefiyetlerini yerine getirebilmesi için şekil şartları Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenmiş olan defterlerin tutulması gereklidir. Söz konusu defter tutma zorunluluğu şartları Gelir Vergisi Kanunu’nca belirlenmiş Basit Usul ve Gerçek Usule tabi olunmasına göre farklılık arz etmektedir. Basit usule tabi olunması halinde defter tutulmasına gerek bulunmamakta ve aynı zamanda KDV mükellefi olunmamaktadır. Basit usule tabi olunabilmesi hususunda Gelir Vergisi Kanunu’nun 51. Maddesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Gerçek usule tabi olanların ise iş hacimlerine göre işletme defteri veya bilanço usulüne göre defter tutması gerekmektedir.

2.2. Serbest Meslek Kazancı Elde Edilmesi

İnternet üzerinden fiziki ürün satılmasının yanında fiziki olmayan ve kendileri tarafından ortaya çıkarılmış dijital ürünlerin teslimi ile search engine optimization (SEO), eğitim gibi hizmetlerin ifa edilmesi mümkündür. Ancak burada söz konusu dijital ürünler ve hizmetler kazancı elde edenin mesleki bilgisi ve ihtisasına dayanarak ortaya çıkmış olmalıdır. Bu bağlamda Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. Maddesi, Serbest meslek faaliyetini, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması olarak tanımlamıştır. Madde içeriğinde anlaşılabileceği üzere serbest meslek faaliyeti nakdi sermayeden çok beşeri sermayeye dayanmaktadır.
Yapılan mevzuat açıklamaları gereğince belirtilen şekilde internetten kazanç elde edenlerin serbest meslek erbabı olarak gelir vergisi mükellefiyeti tesis etmesi gerekmektedir. Bununla beraber gerçekleştirmiş oldukları teslim ve hizmetler KDV’nin konusuna girmektedir.. Ancak serbest meslek faaliyeti sürdürenler için Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. Maddesinde bir istisna hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesna (istisna) olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bu madde kapsamında olan freelancerların serbest meslek kazançları yıllık gelir vergisinden istisna olacaktır. Ancak teslim ve ifada bulundukları kişilerce Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. Maddesine göre gelir vergisi tevkifatı her hâlükârda yapılacaktır.
Bu maddeye göre istisnadan yararlanabilmek için ortaya çıkarılan ürünün 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sayılması gerekmektedir. Bunun için ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile belirlenmiş eser gruplarından hangisinde yer aldığına dair bir yazı almak üzere Telif Hakları Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapılması gerekir. Söz konusu belgenin alınması halinde de Maliye Bakanlığı birimlerine (Defterdarlık, Vergi Dairesi Başkanlıklarına) başvuru yapılacaktır. Gelir vergisi muafiyetinden faydalanıp faydalanılamayacağı konusundaki kararı Maliye Bakanlığı vermektedir.
Freelancerların istisna kapsamındaki teslim ve hizmetleri münhasıran aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen kişi, kurum ve kuruluşlara yapanların hesaplayacağı KDV’nin bu kişi veya kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi mümkün bulunmaktadır. Serbest meslek erbabının bu uygulamadan faydalanabilmesi için KDV mükellefiyetinin sadece Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve işlemlerinin tamamının aynı Kanunun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlara yapılması gerekmektedir. Satmış oldukları ürünler istisna kapsamında olmayanlar ise ticari kazanç elde edenlerde olduğu gibi defter tutacak ve belge düzenleyeceklerdir.
Yürüttüğü faaliyet serbest meslek sayılan freelacerların, kazançlarının hesaplanmasında esas alabileceği gider kalemleri ise Gelir Vergisi 67. Maddede belirtilmiştir. Buna göre home office şeklinde çalışan freelancerlar, eğer ikametgahları kiralık ise kiranın tamamını, ısınma, aydınlanma giderlerinin yarısını gider olarak kazançlarının hesaplanmasında dikkate alabileceklerdir.

3. SONUÇ

Klasik anlamda bir işyeri açmamış olunsa dahi internet üzerinden freelancer olarak Gelir Vergisi Kanunu kapsamında sayılan kazanç türlerinde gelir elde edilmiş ve KDV kanunu kapsamında işlemlerin gerçekleştirilmiş olması halinde vergisel ödevlerden sorumlu olunacaktır. Bu kapsamda yürütülen faaliyete göre elde edilen kazanç türü ayırt edilmeli ve yükümlülükler ona göre yerine getirilmelidir. Mükellefiyet kaydı bulunmasa dahi e-ticaretin gereği olarak ödemelerin kaydi olarak gerçekleşiyor oluşu, e-ticaretin vergilendirilmesi bakımından kaçınılması güç bir denetim mekanizmasının her zaman var olduğu şeklinde düşünülmelidir.

Kaynakça
Gelir Vergisi Kanunu
Katma Değer Vergisi Kanunu
Vergi Usul Kanunu
Muharrem Özdemir, “Telif Haklarının Vergilendirilmesinde Usul ve Esaslar”, http://www.alomaliye.com/2012/11/21/telif-haklarinin-vergilendirilmesinde-usul-ve-esaslar, E.T. 13.02.16,

(Visited 18 times, 1 visits today)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir