Drop Shipping E-ticaretin Vergisel Boyutu

Drop shipping; stok tutmak yerine, gelen siparişleri tedarikçi firmaya yönlendirerek, ürünleri tedarikçinin deposundan müşteriye ulaşması veya online olarak satılan ürünün yine online olarak başka bir satıcıdan satın alınarak nihai tüketiciye gönderilmesini sağlama üzerine kurulu bir iş modelidir. Drop shipping e-ticaretin vergilendirilmesi hususu ise faaliyetin yaygın olarak yurt dışı tedarikçiler ile beraber yürütülmesi nedeniyle tartışılması gereken bir konudur.

Türkçe’deki karşılığı stoksuz satış olan drop shipping e-ticarette, ürünleri pazarlayan ile alıcıya ulaştıran tedarikçi farklı kişilerdir. Şöyle ki; drop shipping yapan kişi kendi web sitesi üzerinde veya gittigidiyor.com, n11.com, hepsiburada.com gibi ortak ticaret platformlarında tedarikçilerin ürün sergilemesi, kampanya ve satış işlemlerini gerçekleştirir. Ürün bedeli satıcının hesabına yatar ve satıcıda daha önce anlaşılan aracılık komisyonunu keserek ürün bedelini tedarikçiye öder. Ürün, bedelin ödendiği kişi tarafından değil tedarikçi tarafından alıcıya ulaştırılır. Böylece satıcı, tedarikçinin ürünlerini satmak için bir aracılık hizmeti vermiş olur.

Ancak dropshipping e-ticaret herhangi bir tedarikçi ile anlaşmadan da yapılmaktadır. Örneğin A kişisi kendi web sitesi veya ortak pazar alanı üzerinden X ürünü sergilemektedir. B kişisi X ürününü A’dan 10 birim ödeyerek satın alır. A ise aynı ürünü daha ucuz satan C’den 7 birime satın alır ve C’ye kargo bilgisi olarak B’nin  adresini verir. Görülebileceği üzere burada bir aracılık hizmetinden bahsedilemeyecektir. Çünkü yapılan işlem bir nalburun katolog üzerinden sattığı lavaboyu, toptancıdan satın alarak, nihai tüketiciye teslim edilmesini sağlaması ile aynıdır.

Drop Shipping i Ortaya Çıkaran

 

Drop shipping yönteminde satıcı stoklama yapmadığından depolama ve tedarik maliyetlerinden kurtulmaktadır. Ürün tedarikçileri ise ortak bir platform kullandıklarından ölçek ekonomisinden faydalanmakta ve pazarlama-satış maliyetlerini minimize etmektedirler. Dolayısıyla söz konusu ticaret yöntemi hem yeni başlayanlar için düşük sermaye gereksinimi hem de sürdürme maliyetinin düşüklüğü bakımından oldukça tercih edilebilirdir.

Her ne kadar drop shipping in temelinde, rekabetin yüksek olduğu piyasalarda oldukça faydalı ve eskiden beri bilinen ölçek ekonomisi modeli yatsa da aslında bu iş modelinin gelişmesini sağlayan yazılım mimarisidir. Şöyle ki; tedarikçilerin ürün bilgileri ve satışın yapıldığı platformların farklı olması verilerin aktarılması sırasında güçlüklere neden olabilmektedir. İşte bu güçlüğü ortadan kaldırmak ve farklı dijital platformlar arasındaki veri alış verişini standart hale getirmek için Türkçe’si, “genişletilebilir işaretleme dili” olan “XML (eXtensible Markum Language)” desteği geliştirilmiştir. XML, interneti kullanarak veri alışverişi yapan sistemler ve platformlar arasındaki veri iletişimini standart hale getirmek için tasarlanan bir işaretleme dilidir. XML desteği sayesinde ürünlerin tedarik edildiği yer, ürün stoklarında ve fiyatlarında güncelleme yaptığında, satıcının da sitesinde veya sayfasında aynı şekilde güncellenirler. 

Drop Shipping E-ticarette Vergi

İnternetin fiziksel ortamlardan ve ülke sınırlarından bağımsız olarak sanal platformlar oluşturmayı sağlaması, drop shipping e-ticarette aynı ülkedeki tedarikçilerle olduğu gibi yurt dışındaki tedarikçilerle de çalışabilmeyi sağlamaktadır. Söz konusu durum ise vergisel açıdan bazı farklılıklara neden olmaktadır. İşte bu nedenle drop shipping e-ticaretin vergilendirilmesi yurt içi ve yurt dışı tedarikçi ile çalışılmasına göre ayrı ayrı değerlendirilecektir. Yine drop shipping yapan gerçek kişilerin Gelir Vergisi Kanunu bakımından kazanç türünün ne olduğu ve Vergi Usul Kanunu bakımından vergisel yükümlülükleri açıklanacaktır.

 Yurt İçindeki Tedarikçi İle Çalışmak

Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. Maddesinde özetle sermayeye yoğun ve bir organizasyona halinde elde edilen kazançlar ticari kazanç olarak tanımlanmıştır. İlk bölümde belirtildiği üzere drop shippingde ürünleri internetteki platformlar üzerinden bir tedarikçi ile anlaşmak suretiyle pazarlayan kişi bir aracılık faaliyeti yürütmektedir. Ticari kazancın kanundaki tanımından da anlaşılabileceği gibi burada aracılık faaliyetinden elde edilen kazanç ticari kazançtır. Sergilenen ürünün satışının yapılması halinde bir başka satıcıdan satın alınarak, ürünün nihai tüketiciye ulaştırılması işlemi ise yine ticari faaliyet kapsamındadır.

Dolayısı ile kazanç tespitine Gelir Vergisi Kanunu’nun  ticari kazanca ilişkin 38 ve 39. Maddeleri dikkate alınacaktır. Yine kazancın hesaplanmasında hangi giderlerin hasılattan indirilip hangi giderlerin indirilemeyeceği hususunda ise aynı kanunun 40 ve 41. Maddelerine uyulacaktır.

Burada bilinen anlamda bir işyeri açılmamış ve home office şeklinde çalışıyor olması durumunda vergisel yükümlülüklerin nasıl yerine getirileceği sorusu akıllara gelebilir. Her ne kadar Vergi Usul Kanunu işyerini tanımladığı 156. Maddesinde home office kapsamına girecek bir kavram kullanmamış olsa da mükellefiyet tesis edecekler ikamet adreslerini işyeri olarak gösterebileceklerdir. Nitekim vergi mevzuatı bakımından faaliyetin fiilen nerede yapıldığı esastır. Ayrıca Maliye Bakanlığı’nın e-girişimcilere yol göstermek amaçlı hazırladığı e-girişimci.gov.tr adresinde işyeri olarak ikamet adresinin gösterilebileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla dropp shipping i home office olarak yapanlarda Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazancın hesaplanması hükümlerine tabi olabilecektir.

Eğer bir tedarik (aracılık) sözleşmesi yapılmış ise;

KDV ve Vergi Usul Kanunu açısından ise, ürünü satıcıya göndermeksizin bünyesinde tutan ve alıcıya gönderen kişi tedarikçi olduğu için ürün bedeli için KDV’li fatura yine tedarikçi tarafından düzenlenerek alıcıya gönderilecektir. Satıcı ise tedarikçiye vermiş olduğu aracılık hizmeti karşılığında tahsil ettiği komisyon üzerinden KDV’li fatura düzenleyerek tedarikçiye gönderecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, nihai tüketici ürüne ne kadar bedel ödedi ise tedarikçi faturayı o bedel üzerinden düzenlemelidir.

Eğer satışın yapıldığı platform satıcının kendisine ait değil ortak bir online ticaret alanı ise sayfasından ürünü satan kişi ortak ticaret platformuna satış için ödediği komisyon üzerinden adına düzenlenen faturayı gider olarak dikkate alabilecek ve KDV indiriminde kullanabilecektir.

 Yurt Dışındaki Tedarikçi İle Çalışmak

Ürün tedariğinin yurt dışından sağlanması durumunda, aracılık eden satıcının gelir vergisi ve KDV bakımından yükümlülükleri yurt içindeki tedarikçi ile çalışılmasına göre farklıdır. Uluslar arası vergilendirme bakımından mal veya hizmetin tüketildiği/faydalanıldığı yer, katma değer vergisinin tahsil edileceği yer olarak benimsenmiştir. Buna vergilendirmede destinasyon ilkesi denilmektedir. Dolayısıyla ürünü satan kişi yurt dışında da olsa bu kişi adına KDV mükellefiyetliği doğmaktadır. Peki yurt dışında olan ve Türkiye ile fiziki anlamda hiçbir bağlantısı olmayan bu kişinin vergi yükümlülüğünü yerine getirmek bakımından satıcının bir sorumluluğu var mıdır?

KDV Kanunu’nun “vergi sorumlusu” başlıklı 9. Maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir ve bu işlem “tam tevkifat” olarak adlandırılmıştır. Ancak KDV Genel Uygulama Tebliğinde de tanımlandığı üzere, tam tevkifat uygulamasında işleme taraf olanlardan kastın “alıcı” olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bu iş modelinde Türkiye’de ürünleri pazarlayan kişiler “aracı” vasfında olması halinde, bu kişilerin ürün teslimlerinden dolayı bir KDV sorumluluğu olmadığı sonucu çıkmaktadır. Ancak yurt içindeki satıcı yine burada yurt dışındaki tedarikçiye verdiği aracılık hizmeti için komisyon bedeli üzerinden KDV’li fatura düzenleyecektir.

Söz konusu aracılık hizmeti yurt dışındaki müşteriye verildiği için bir hizmet ihracının söz konusu olabileceği ve dahası KDV iadesi alınabileceği düşüncesini akıllara getirebilir. KDV Kanunu’nun 12. Maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için; hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği belirtilmiştir. Drop shipping kapsamında verilen aracılık hizmeti her ne kadar yurt dışındaki bir kişiye olsa da tedarikçi mallarının satılması için aldığı hizmetten Türkiye’de faydalanmaktadır. Bir başka değişle satışa aracılık hizmeti ürünlerin Türkiye’de satılmasını sağlamaktadır. Bu nedenle de ilgili kanun maddesindeki “hizmetten yurt dışında faydalanma” şartı sağlanamamaktadır. Dolayısıyla drop shipping kapsamında yurt dışındaki tedarikçiye verilen aracılık hizmeti KDV bakımından bir hizmet ihracı sayılmayacaktır.  

Drop shipping e-ticarette diğer bir varyasyon, Türkiye’de yerleşik olan bir kişinin yurt dışından online olarak satın alıp yine yurt dışındaki başka bir kişiye ürün satışı yapmasıdır.  Yazının başında verilen örnekle de açıklanmaya çalışıldığı gibi yapılan işlemin gibi bir aracılık faaliyeti gibi görülmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda Türkiye’de yerleşik kişi yurt dışında ki kişilere satışını yapmış olduğu tüketiciler adına fatura düzenlemelidir. Ancak söz konusu teslim bir mal ihracatı olduğu için KDV’den istisna olacaktır. 

Diğer bir özellikli durum ise yurt dışındaki tedarikçinin Türkiye’de ki satış gelirlerinin vergilendirilmesidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 7. Maddesi kazanç sahibinin Türkiye’de işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla sağlanması halinde kazancın Türkiye’de elde edilmiş olduğunu kabul emektedir. Yine aynı kanunun 8. Maddesinde ise, daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayrimuayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimse olarak tanımlanmıştır. Bu durumda yurt dışındaki tedarikçi ile Türkiye’de onun ürünlerini satan kişi arasında hizmet sözleşmesi olması durumunda, Türkiye’de ki satıcı tedarikçinin daimi temsilcisi sayılacaktır. Dolayısıyla yurt dışındaki tedarikçi Türkiye’de bulunmuyor olmasına rağmen burada ticari kazanç elde etmiş olacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu, ticari kazanç elde edenlerin yıllık beyanname vermesi gerektiğini belirtmiştir. Dar mükelleflerde Türkiye’de elde etmiş olduğu ticari kazançları için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermelidir. Ancak yurt dışındaki tedarikçi Türkiye’de ikamet etmediği gibi geçicide olsa Türkiye’de bulunmuyor olabilir. Bu durumda yıllık beyanname verme sorumluluğu Gelir Vergisi Kanunu’nun 107. Maddesi gereğince Türkiye’deki daimi temsilcidir. Türkiye’de daimi temsilci yok ise kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayanlar, tarhiyata muhatap tutulur. Dolayısıyla yurt dışındaki tedarikçinin satış gelirleri için Türkiye’de onun satışlarına aracılık ederek kazanç sağlayanın, tedarikçi adına yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi gerekmektedir.

 Sonuç

Ülkemizde e-ticaretin yakın zamanda yaygınlaşması nedeni ile vergisel uygulamaların gelişmiş ekonomilere göre geri kaldığı düşünülse de vergi kanunları söz konusu faaliyeti büyük oranda vergileyebilecek kapasitededir. Bununla beraber e-ticaretin bir gereği olarak ödemelerin kaydi olarak gerçekleşiyor olması ve vergi incelemelerinde geriye doğru 5 yıllık bir dönemin incelenebilmesi beraber düşünüldüğünde, söz konusu ticari muamelelerin vergisel yükümlülükleri anlamında daha hassas hareket etmek gerekmektedir.

 

 

Anahtar Kelimeler: drop shipping , e-ticaret vergi , drop shipping vergi , dijital ekonomi

Kaynak

kodlamamerkezi.com

eticaretmag.com

(Visited 1.572 times, 4 visits today)

“Drop Shipping E-ticaretin Vergisel Boyutu” için 4 cevap

  1. “Dropship’de e-ticaretin vergisel boyutu” cevabını bulmakta en çok zorlandığımız konudur aslında. Yazı bu anlamda çok aydınlatıcı olmuş. “Yurt içinde tedarikçi ile çalışmak kısmı”nda tedarikçi son satış fiyatıyla müşteriye fatura eder, satıcı aradaki farkı tedarikçiye komisyon olarak faturalar. Ancak satıcıların “blind dropship” dediğimiz yöntemle tedarikçilerinin görünmez olmasını tercih etmesi de en doğal hakları gibi geliyor bana. Bu durum mevzuata göre hatalı ama ticaretin doğasına uygun bir talep aslında.

    “Yurt dışında tedarikçi ile çalışmak” yoluyla dropship yapanların pek çoğunun müşterisi de yine yurt dışında oluyor, bu durumda KDV zorunluluğu doğacak mıdır? Bu şekilde çalışıldığında aradaki farkın satış aracılığı komisyonu olarak tedarikçiye kesilerek KDV’siz olarak faturalanmasını önerebilir miyiz?

    Bir dönem, aracı siteler üzerinden (gittigidiyor, sahibinden gibi), Yurt dışında özellikle Çin’de tedarikçisi olup da yurt içinde çok kârlı satışlar yapanlar oldu fakat daha sonra bu siteler uyarıldı ve yasak getirildi, yine de bu tür satışlar farklı mecralar üzerinden yürüyor. Ancak sizin anlattığınız gibi eğer yanlış anlamadıysam yurt içindeki satıcının “vergi sorumluluğu” kapsamında tedarikçisinin kazancını ve KDV’sini de beyanı söz konusuysa bu yapılması zaten neredeyse imkânsız bir ticarete dönüşüyor.

  2. Türkiye’nin bu iş modelinde vergilendirme yetkisine sahip olabilmesi için tutunacağı tek nokta yine Türkiye’de bu malların satılmasına aracılık eden kişilerdir. Gelir Vergisi konusunda yurt dışındaki tedarikçinin vergi ödevinin yurt içindeki aracıya sorumlu sıfatı ile yükleyebilmenizin yolu, yapılmış olan hizmet sözleşmesinin varlığının ispatı aslında. Bu sözleşmenin varlığı ispatlanmadan “VUK madde 3/B’deki “muamalelerin gerçek mahiyeti” ifadesi esas alınarak tarhiyat yapılsa dahi vergi yargısında tarhiyatın düşürülmesi olası görülüyor.

    KDV kısmında ise yorumunuz sayesinde drop shipping iş modeli hakkında düştüğüm bir yanılgıyı da düzeltmiş oldum yurt içinde aracılık edenin KDV yönündeki sorumluluğu kısmını güncelledim. Sizin sormuş olduğunuz şekilde yurt dışından alıp yurt dışına satılması durumunda ise KDV 12/2. deki “hizmetten yurt dışında faydalanma ve hizmetin yurt dışındaki müşteriye yapılması” şartları oluştuğundan aracılık hizmeti KDV’den istisna olup, yapılan hizmette bir hizmet ihracatı olacaktır.

  3. Ertuğrul Gören’in sorusu:
    Levent Bey Merhaba,

    Sitenizde bulunan yazılar çok faydalı ve bilgi verici. Öncelikle size teşekkür ederim. Soracağım konuya en yakın başlık bu olduğu için buraya yazıyorum. E-ticaret ile ilgilenmek istiyorum. Hali hazırda mühendislik ve proje işleri yürüten bir firmam var. Faaliyet alanımda ticaret de işli. Amerika’da satış yapacağım bir e-ticaret sitesi kurmak istiyorum. Ürün teminini yine Amerika’dan yapacağım ve satış Amerika’da olacak (Dropshipping). Yani Türkiye’den gümrük, ihracat, kargo, nakliye, vs gibi işlemlerim olmayacak.

    * Vergi dairesine hangi başvuruları yapmalıyım?
    * Mevcut defterimi ve muhasebe kayıtlarımı bu siteden gelen gelir için de kullanabilir miyim? Yoksa ayrı defter tutmam mı gerekecek?
    * Türkiye’de herhangi bir mal tedariği, nakliyesi vs. olmayacağı için KDV ödemek zorunda mıyım?
    * Dolar ile ödeme alacağım için Türkiye’ye aktarılacak paranın vergisi nasıl olacaktır?
    * Dropshipping aslında bir aracılık hizmeti olduğu için, yurt dışına hizmet satışı olarak değerlendirilip, hizmet ihracatı olarak görülebilir mi? Vergiden muaf olma durumu var mıdır?

    Cevaplarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.

  4. Merhaba Ertuğrul Bey, ilginize teşekkür ederim.
    Sorularınızı sırasıyla cevaplayayım;

    * ABD’de satmayı planladığınız ürün veya hizmet hali hazırdaki faaliyetiniz kapsamında değilse, örneğin şu an proje işleri yaparken elektronik eşya da satmak istiyorsunuz, bu durumu vergi dairesine bildirmeniz ve faaliyet kodunuza ekleme yapılması gerekir. Çünkü vergi dairesi kayıtlarında faaliyetiniz proje işleri olarak görünürken defter ve kayıtlarınızda elektronik eşya alış ve satış faturalarının olması durumunda sizden izahat istenebilir.

    *ticaret sicilinde kayıtlı olmanız ve kazanç türünüz ticari kazanç olduğu için dropshipping işlemlerinizi de aynı mükellefiyete ait deftere kayıt edebilirsiniz

    *Dropshipping yolu ile ABD’deki tedarikçiye aracılık hizmeti konusunda ise; kanatimce aracılık hizmeti olarak kabul edilmesi için tedarikçiniz ile aranızda yapılmış bir sözleşme olmalıdır. Gelen sorulardan gördüğüm kadarıyla genel eğilim ürünü herhangi bir kişiden alıp sizden satın alan kişinin adresini vererek ona ulaştırmanız. Bu durumda tedarikçinize aracılık hizmeti vermiş olmazsınız. Dolayısıyla nihaiyi kişiye sattığınız ürün için fatura düzenleme zorunluluğunuz vardır. Ancak yaptığınız satış mal ihracatı kapsamında olduğundan KDV’den istisna edilmiştir, istisnadan yararlanmak için bağlı olduğunuz vergi dairesine başvurmanızı tavsiye ederim.

    * Satış kazancınız ise ticari kazançlarınıza dahil edilerek yıllık beyannameniz ile beyan edilecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir